samsun tarihi yerleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
samsun tarihi yerleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Aralık 2012 Pazar

Samsun fotorafları


Samsun Güzellikeleri
Samsun Batık Köy

Samsun Gece

Samsun Sahil Yolu

Samsun Amisos Tepesi

Samsun Doğal Güzellikleri

10 Kasım 2012 Cumartesi

Samsun tarihi yerleri


Samsun ili târihi eserleri, tabiî güzellikleri, içme ve kaplıcaları, deniz sâhil ve gölleri, her mevsim yeşil olan bitki örtüsü ve ılıman iklimiyle şirin bir ilimizdir. Fakat turizm konaklama ve altyapı tesisleri ve organizasyon yetersizliğiyle turizm sektörü gelişememiştir.

Kale Câmii: Kuyumcular Çarşısında, 1314'te İlhanlı Vâlisi Emir Timurtaş Paşa adına yaptırılmıştır. Çeşitli zamanlarda tâmir görmüştür.

Pazar Câmii: Samsun'un en eski câmisidir. On dördüncü asırda İlhanlılar tarafından yaptırılmıştır. 1814'te tâmir gören câmi dikdörtgen plânlı ahşap çatı ile örtülüdür.

Şeyh Seyyid Kutbiddin Câmii ve Türbesi: On beşinci asırda yaptırılmıştır. Osmanlı eseridir. Câminin bitişiğindeki 800 senelik türbede Büyük İslâm Âlimi Seyyid Abdülkâdir Geylânî hazretlerinin torunları medfundur. Câmi dikdörtgen plânlıdır.

Yalı Câmii: Buğday pazarındadır. 1894'te Sâdık bin Abdullah tarafından yaptırılmıştır. Küçük minâreli ve kubbesi kiremit örtülüdür. Buğday Pazarı ve Hoca Hayreddin Câmii isimleriyle de bilinir.

Îsâ Baba Câmii ve Türbesi: Anadolu'nun fethi uğrunda şehit olan Türk mücâhidlerinin ve Îsâ Baba'nın kabirleriyle küçük bir mescidden ibârettir. On beşinci asırda yapılan câmi ve türbe gördüğü tâmirler yüzünden ilk yapılış şeklini kaybetmiştir.

Hacı Hâtun Câmii: Saathâne meydanı yakınlarında İbrâhim kızı Hacı Hatice Hâtun tarafından yaptırılmıştır. Tâmirlerle birçok değişikliğe uğrayan câmi kesme taştan ve tuğladandır.

Ulu Câmi (Vâlide Câmii); Şehrin en büyük câmisidir. Batumlu Hacı Ali tarafından yaptırılmış olup, Sultan Abdülazîz Hanın annesi tarafından tâmir ettirilmiştir. Bu yüzden Vâlide Câmii olarak da bilinir. Belediye tarafından esaslı bir şekilde çevre düzenlemesi yaptırılmıştır. Vakıflar tarafından restore ettirilmiş Türkiye Elektrik Kurumu tarafından ışıklandırılmıştır.

Büyük Câmii: Bafra ilçesinde Köprülü Mehmed Paşanın hanımı Ayşe Hâtun tarafından 1670'te yaptırılmıştır. Câminin bahçesinde bulunan kabristanda meşhur bilim adamlarının mezarları vardır.

Tayyar Paşa Câmii: Bafra ilçesinde Cumhûriyet meydanındadır. Tayyar Paşa tarafından 1869'da yaptırılmıştır. Tek şerefli minâresi ilk orjinalliğini korumaktadır.

Mustafa Paşa Câmii: Havza ilçesinde İmâret Mahallesindedir. 1256'da kesme taştan yapılan câmi çeşitli zamanlarda tâmir edilmiştir. Tek şerefeli ve ahşaptır.

Tâceddin Paşa Câmii: Vezirköprü ilçesinin Çanaklı Mahallesindedir. 1494'te yaptırılan câmi 1945 zelzelesinde tamâmen yıkılmıştır.

Fâzıl Ahmed Paşa Medresesi: Vezirköprü'nün Yenimahalle semtindedir. 1662'de yaptırılan eser 1964'e kadar çeşitli amaçlarla kullanılmıştır. Bu tarihten sonra halk kütüphânesi olarak kullanılmaya başlanmıştır.

Emir Mirza Bey Türbesi: Bafra ilçesinin Türbe köyündedir. Dörtgen plânlı, moloz taştan türbe, sivri bir kubbeyle örtülüdür. Kitâbesinden 1381'de Emir Mirza Beyin, vebâdan ölen yakınları için yaptırdığı anlaşılmıştır.

Saat Kulesi: Vezirköprü ilçesindedir. Sultan İkinci Abdülhamîd Han devrinde Sivas Vâlisi Reşid Âkif Paşa tarafından yaptırılmıştır. Her yöne bakan dört saati vardır. Seksen basamakla çıkılır. Anadolu'nun en güzel saat kulelerinden biridir.

Diğer eserlerden bâzıları şunlardır:

Taşhan: Mahmûd bin Ali Paşanın vakfıdır. Sivil Osmanlı mîmârîsinin güzel bir örneğidir. Eski Belediye Binası: 1913-1915 arasında eski Belediye Başkanlarından Necmi Bey yaptırmıştır. Samsun Belediyesi 1971-1977'de bu târihî binâyı restore ettirmiştir. Birinci katında Samsun Şehir Müzesi açılmıştır. Eski Adliye Binâsı: Târihî bir yapıdır. Atatürk Anıtı: 1931'de yapılmıştır. Samsun parkındadır. Atatürk'ü at üzerinde gösterir. İlk Adım Anıtı: Atatürk 19 Mayıs 1919'da Anadolu'ya ayak bastığı merkez iskelesinde (şimdi doldurulmuştur) 1982'de törenle açılmış bir anıttır. Kâidesi Ünye taşından yapılmıştır. Turban Büyük Samsun Oteli yanındadır. Gâzi Müzesi: Atatürk'ün 19 Mayıs 1919'da Samsun'a gelişlerinde kaldığı Mıntıka Otelidir. Alt katı Belediye Oda Tiyatrosudur. Müze kısmında Atatürk'ün çalışma odası, yatak odası ve konferans salonu olarak kullandığı üç odada Atatürk'ün kullandığı eşyâlar ve Bandırma Vapurunun maketi vardır. Atatürk Müzesi: Atatürk'ün şahsî eşyâları ile hayâtına âit fotoğraflar bulunmaktadır. Arkeoloji Müzesi: Burada Hitit, Frig, Roma ve Bizans devirlerine âit eserler sergilenmektedir.

Amisos Harâbeleri: Cedit Mahallesi sırtlarındadır. Baflagonya Kaya Mezarları: Bafra'ya 35 km mesâfededir. M.Ö. 7. asra âittir. Burada; Roma, Bizans ve Osmanlı devrine âit kalıntılar mevcuttur. Asar Kalesi: Bafra Kızılırmak Vâdisindedir. Tekkeköy Mağaraları: Eski çağlara âittir. Samsun'a 15 km mesâfededir. İkiztepe, Hoşça Kadem Tepe, Dedetepe ve Gökçe Boğaz Höyükleri: Hititlere ve daha öncelere âit höyüklerdir. Öksürüktepe (Dündartepe) Höyüğü: Eski çağlara âit Hitit ve öncesi eserler bulunmuştur. Samsun Mağaraları: Samsun'un doğusundadır. Eski çağlara âittir. Kürtün Irmağında kayalara oyulmuş mağaralar Roma, Bizans ve Cenevizlilere âittir.

Mesire yerleri: Her mevsim yeşil bir örtüyle kaplı olan Samsun, tabiî güzellikler bakımından zengindir. Deniz ve ormanın birbirini tamamladığı ilde birçok mesire yeri vardır. Bâzıları şunlardır:

Çakırlar Korusu: Samsun-Bafra karayolu üzerinde ve denize çok yakın bir dinlenme yeridir. İl merkezine 15 km mesâfededir.

Hasköy Korusu: İl merkezinde, ağaçlarla kaplı bir mesire yeridir. Geniş bir alanı içine alır.

Çamgöl: Bafra-Sinop karayolu üzerindedir. Bafra'ya 42 km uzaklıktadır.

Kaplıca ve İçmeler: Samsun ili kaplıca ve içmeler bakımından da zengindir. Lâdik, Havza, Bafra ve Çarşamba'da şifâlı kaplıca ve içmeler vardır. Başlıcaları şunlardır:

Havza Kaplıcası: Havza ilçesinde, Amasya-Samsun karayoluna bir km uzaklıkta ve yolun güneybatısındadır. Modern tesisleri mevcuttur. Kaplıca suları her çeşit romatizma, nevralji, nefrit ve kadın hastalıklarının tedâvisinde tavsiye edilmektedir.

Hamamyağı Hilyaz Kaplıcası: Lâdik ilçesine 13 km, Samsun-Ankara karayoluna 3 km mesâfede Hamamyağı köyündedir. Tesisleri mevcuttur. Kaplıca suyu sinir sistemi hastalıklarıyla nefrit ve çocuk felçlerine tavsiye edilir.

Ayrıca tesisleri yetersiz olan, Bafra Darboğaz Mâdensuyu, Ayvacık Çakaldere Mâdensuyu, Kavak, Ilıca içmeleri vardır.





6 Aralık 2009 Pazar

GARPU KALE VE AMAZONLAR








Samsun/Salıpazarı Garpu Kale

Medeniyetler beşiği Anadolu. Binlerce yıllık geçmişiyle bir çok kavmi bağrında barındıran bu topraklarda bir çok medeniyet yaşadı. Hititler, Urartular, Romalılar ve diğerleri.Her biri kendinden birşeyler bırakıp gittiler ve tarihin tozlu sayfalarındaki yerlerini aldılar.Kimi arkasında binlerce yıldır yıkılmayan kaleler bıraktı kimi de şanlı kültürünü bıraktı bizlere miras olarak.Kiminin de kullandığı paralar ve değerli eşyalar kaldı bizlere. İşte Anadolu nun dört bir tarafı bunlar gibi tarihi değerlerle dolu.

İlçemizde de tarihi çok eskilere dayanan değerler var.Bunların başında İlçemiz Konakören ve Cevizli köyleri arasında bulunan Garpu kale gelmekte. Halk arasında Garfu ya da Gerfu da denilen bu yerin milattan önce 700 lü yıllarda bu çevrede yaşadığı söylenen kadın savaşçılar Amazonlara ait olduğu söylenir. Bunun gerçek mi olduğu yoksa sadece bir rivayetten mi ibaret olduğu belli değildir. Fakat yapılan bazı araştırmalar amazonların yaşadığını ve bu olayın gerçek olduğunu doğruluyor.Kaynaklara baktığımızda amazonların yaşadığı yer olarak Themiskyra yakınlarında Thermedon çayının kıyısında kurdukları bir yerden bahsedilmektedir. Themiskyra Terme ilçesinin tarihte kullanınan isimidirve Terme ilçesinin isminin buradan kaldığını anlıyoruz. Thermedon Çayı denilen de Terme çayı yani ilçemizden geçen çaydır.Terme Çayının İlçemizden geçtiği yerleri düşünelim. İlçe merkezinde Ayazma deresiyle birleşmeden önce Yavaşbey köyünde çayın başka bir koluyla birleşmekte. Bu kol yavaşbey köyünden geçerek Fındıklı ve Cevizli köylerine doğru devam etmektedir.Çay İlçe merkezinde ayazma çayı ile birleşiyor, öncesinde yeşil köyü ve Kızılot Köyünden geçiyor.Kızılot Köyü ile Konakören Köyleri karşılıklı iki tepede kurulmuşlar ve aralarından Terme çayı geçiyor. Cevizli köyü de Konakören köyünün bulunduğu tepenin arka sırtında kurulu ve aşağısından yukarıda bahsettiğimiz Terme Çayının kolu olan dere geçiyor.Garpu kale de Cevizli ile Konakören Köylerinin üzeinde bulunduğu tepede bulunmakta.her iki tarafından terme Çayının kollarıyla çevrili olması ve çaya uzaklığının fazla olmaması yukarıda bahsettiğimiz tarihi çevrenin Bu civarda olduğunu göstermekte. Çevrede başka tarihi değere sahip kalıntılar yok ama henüz bu konuda ayrıntılı bir araştırma da olmamış.Yani söylentilere bakılırsa garpu kale de amazonların yaşadığı bir yer ve şu anda aksi iddaa edilemiyor.

Bilinen bir diğer gerçek ise Terme ilçesinde her sene Amazon festivallerinin yapılıyor olması. Terme ilçesinin Gölyazı beldesinde gölün içinde tarihi şehir olduğu rivayetleri vardır. Su altı dalış ekipleri yaptıkları dalış sonrasında suyun dibinin aşırı çamurlu olmasından dolayı birşeyler arayamamışlar ama halk arasında göl içinde şehir olduğuna dair söylentiler var. Terme ilçesinde de artık biliniyor ki Amazonlar bu bölgede yaşadı.

Garpu Kalede tarihi kalıntı olarak belirgin çok fazla bir şey yok, aslında isminde olduğu gibi tam bir kaleye de benzememekte.Kalıntı olarak taştan oyma bir kapı var.Kaleye yontma taşlarla çıkılıyor.Kalenin duvara benzer kısımlarında üzeri taşla kapatılmış iki kuyu bulunur. Yukarıda da belittiğimiz gibi kale gerçek kaleye benzemediği için duvarları örme değil, kayaların yontulmasıyla oluşturulmuş.Kaleye ait bir diğer rivayet ise kalede gemi bağlamak için demirlerin olduğudur. Eğer bunun gerçekliğini sorgularsak karşımıza karadenizin çok önceleri şimdiki halinden çok daha yüksek seviyede olduğu karşımıza çıkar. Coğrafi olarak baktığımızda bu olayın gerçekleşmesi çok öncelere dayanır ama amazonların yaşadığı tarih milattan önce 1200 ila 700 yılları arasında olduğundan bu rivayet gerçekçi durmamaktadır.Bölgede henüz arkeolojik araştırmalar yapılmamış olması ve eğer varsa yeraltındaki kalıntıların açığa çıkarılmamasından dolayı Garpu kale ve çevresi turizmcilerin ilgisini çekmemiştir.

Bugün Salıpazarı gibi turizm potansiyeli yüksek olan ama değerlendirilmeyi bekleyen bir yerin halkı olarak bizlere düşen böyle bir yeri turizme kazandırmak. Yanıbaşımzdaki Terme ilçesinin sahiplendiği amazonları ve bu vesileyle amazon festivalleri yaparak elde ettiği turizm gelirlerini ilçemize de çekebilmeliyiz. Elbette tek başına Garpu kale bu işte yeterli olmayacak, yanında Salıpazarının eşsiz doğasını da içeren bir içerik hazırlanarak bölge insanına tarımdan ve kısaca fındıktan başka gelir kapısı oluşturulabilir. Samsun gibi büyük bir potansiyele sadece 50 Km yakınlıkta bulunan bir yer olarak ilçemizi turizmde canlandırmalı ve bu büyük potansiyelden pay alabilmeliyiz.