samsun tarihi mekanları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
samsun tarihi mekanları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Aralık 2009 Pazar

GARPU KALE VE AMAZONLAR








Samsun/Salıpazarı Garpu Kale

Medeniyetler beşiği Anadolu. Binlerce yıllık geçmişiyle bir çok kavmi bağrında barındıran bu topraklarda bir çok medeniyet yaşadı. Hititler, Urartular, Romalılar ve diğerleri.Her biri kendinden birşeyler bırakıp gittiler ve tarihin tozlu sayfalarındaki yerlerini aldılar.Kimi arkasında binlerce yıldır yıkılmayan kaleler bıraktı kimi de şanlı kültürünü bıraktı bizlere miras olarak.Kiminin de kullandığı paralar ve değerli eşyalar kaldı bizlere. İşte Anadolu nun dört bir tarafı bunlar gibi tarihi değerlerle dolu.

İlçemizde de tarihi çok eskilere dayanan değerler var.Bunların başında İlçemiz Konakören ve Cevizli köyleri arasında bulunan Garpu kale gelmekte. Halk arasında Garfu ya da Gerfu da denilen bu yerin milattan önce 700 lü yıllarda bu çevrede yaşadığı söylenen kadın savaşçılar Amazonlara ait olduğu söylenir. Bunun gerçek mi olduğu yoksa sadece bir rivayetten mi ibaret olduğu belli değildir. Fakat yapılan bazı araştırmalar amazonların yaşadığını ve bu olayın gerçek olduğunu doğruluyor.Kaynaklara baktığımızda amazonların yaşadığı yer olarak Themiskyra yakınlarında Thermedon çayının kıyısında kurdukları bir yerden bahsedilmektedir. Themiskyra Terme ilçesinin tarihte kullanınan isimidirve Terme ilçesinin isminin buradan kaldığını anlıyoruz. Thermedon Çayı denilen de Terme çayı yani ilçemizden geçen çaydır.Terme Çayının İlçemizden geçtiği yerleri düşünelim. İlçe merkezinde Ayazma deresiyle birleşmeden önce Yavaşbey köyünde çayın başka bir koluyla birleşmekte. Bu kol yavaşbey köyünden geçerek Fındıklı ve Cevizli köylerine doğru devam etmektedir.Çay İlçe merkezinde ayazma çayı ile birleşiyor, öncesinde yeşil köyü ve Kızılot Köyünden geçiyor.Kızılot Köyü ile Konakören Köyleri karşılıklı iki tepede kurulmuşlar ve aralarından Terme çayı geçiyor. Cevizli köyü de Konakören köyünün bulunduğu tepenin arka sırtında kurulu ve aşağısından yukarıda bahsettiğimiz Terme Çayının kolu olan dere geçiyor.Garpu kale de Cevizli ile Konakören Köylerinin üzeinde bulunduğu tepede bulunmakta.her iki tarafından terme Çayının kollarıyla çevrili olması ve çaya uzaklığının fazla olmaması yukarıda bahsettiğimiz tarihi çevrenin Bu civarda olduğunu göstermekte. Çevrede başka tarihi değere sahip kalıntılar yok ama henüz bu konuda ayrıntılı bir araştırma da olmamış.Yani söylentilere bakılırsa garpu kale de amazonların yaşadığı bir yer ve şu anda aksi iddaa edilemiyor.

Bilinen bir diğer gerçek ise Terme ilçesinde her sene Amazon festivallerinin yapılıyor olması. Terme ilçesinin Gölyazı beldesinde gölün içinde tarihi şehir olduğu rivayetleri vardır. Su altı dalış ekipleri yaptıkları dalış sonrasında suyun dibinin aşırı çamurlu olmasından dolayı birşeyler arayamamışlar ama halk arasında göl içinde şehir olduğuna dair söylentiler var. Terme ilçesinde de artık biliniyor ki Amazonlar bu bölgede yaşadı.

Garpu Kalede tarihi kalıntı olarak belirgin çok fazla bir şey yok, aslında isminde olduğu gibi tam bir kaleye de benzememekte.Kalıntı olarak taştan oyma bir kapı var.Kaleye yontma taşlarla çıkılıyor.Kalenin duvara benzer kısımlarında üzeri taşla kapatılmış iki kuyu bulunur. Yukarıda da belittiğimiz gibi kale gerçek kaleye benzemediği için duvarları örme değil, kayaların yontulmasıyla oluşturulmuş.Kaleye ait bir diğer rivayet ise kalede gemi bağlamak için demirlerin olduğudur. Eğer bunun gerçekliğini sorgularsak karşımıza karadenizin çok önceleri şimdiki halinden çok daha yüksek seviyede olduğu karşımıza çıkar. Coğrafi olarak baktığımızda bu olayın gerçekleşmesi çok öncelere dayanır ama amazonların yaşadığı tarih milattan önce 1200 ila 700 yılları arasında olduğundan bu rivayet gerçekçi durmamaktadır.Bölgede henüz arkeolojik araştırmalar yapılmamış olması ve eğer varsa yeraltındaki kalıntıların açığa çıkarılmamasından dolayı Garpu kale ve çevresi turizmcilerin ilgisini çekmemiştir.

Bugün Salıpazarı gibi turizm potansiyeli yüksek olan ama değerlendirilmeyi bekleyen bir yerin halkı olarak bizlere düşen böyle bir yeri turizme kazandırmak. Yanıbaşımzdaki Terme ilçesinin sahiplendiği amazonları ve bu vesileyle amazon festivalleri yaparak elde ettiği turizm gelirlerini ilçemize de çekebilmeliyiz. Elbette tek başına Garpu kale bu işte yeterli olmayacak, yanında Salıpazarının eşsiz doğasını da içeren bir içerik hazırlanarak bölge insanına tarımdan ve kısaca fındıktan başka gelir kapısı oluşturulabilir. Samsun gibi büyük bir potansiyele sadece 50 Km yakınlıkta bulunan bir yer olarak ilçemizi turizmde canlandırmalı ve bu büyük potansiyelden pay alabilmeliyiz.

Samsun`un Tarihi Eserleri


İkiztepe Ören Yeri
Kızılırmak'ın denize döküldüğü yerde iki büyük, iki küçük tepeden oluşur İkiztepe. Hint-Avrupa kökenli Anadolulu bir halkın yaşadığı İÖ 3200 lerde başlayan ve 2100 lere kadar kesintisiz 1100 yıllık zaman dilimi içinde sürekli yaşanmış bir İlk Tunç Çağı yerleşmesi. Kafkasya'dan Balkanlara kadar geniş bir alanda kültürel ve ticari ilişkiler kuran, arsenikli bakırdan silahlar ve dokuma kumaşlar üreten İkiztepeliler, 4 bin 500 yıl önce kafatası ameliyatı yapacak kadar da gelişkin tıp bilgisine sahiplerdi.Bafra ilçesinin 7 km. kuzeybatısında bulunmaktadır. Yüzey araştırmalarında Eski Tunç Çağı ile Erken Hitit dönemi yerleşimleri olduğu anlaşılmıştır. İkiztepe'yi oluşturan yükseltiler dört gruba ayrılmıştır. İkiztepe'nin ilk katı M.Ö. 2. bin başlarında yoğun yerleşmeye sahne olmuştur. İkinci katta, Tunç Çağı yapı kalıntıları ve erken Hitit dönemine tarihlenen çok sayıda gömüt bulunmuştur. Tunç yüzük, bilezik, zıpkın, mızrak ucu, metal gereçler, kemik iğne ve bizler ölü armağanı olarak bırakılmıştır. Bu armağanlar, çark yapımı seramikler, kırmızı renkli kadehler, gaga ağızlı testiler ve küplerden oluşmaktadır. İkiztepe II'nin Tunç Çağı seramik buluntuları, deniz kabuğu ve bitki katkılı kaplar ilgi çekicidir.



Tekkeköy Mağaraları Samsun'un 14. km. kadar doğusunda Tekkeköy İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Fındıcak ve Çınarlı derelerinin suladığı vadi boyunca yükselen kaya kitlelerinde büyüklü küçüklü oyuk ve mağaralar vardır. 1941 yılında Ankara Üniversitesi Dil Tarih - Coğrafya Fakültesi Öğretim Üyelerinden Prof. Dr. Tahsin ÖZGÜÇ başkanlığında bir heyet tarafından yapılan kazı ve araştırmalar sırasında, burada çok sayıda prehistorik mağara, sığınak ve düz yerleşme yeri keşfedilmiş, Paleolitik Çağa dek uzanan buluntular elde edilmiştir. Bu mağaralarda yaşayan Paleolitik Çağ insanı madeni tanımamış, bütün aletlerini taş, ağaç ve kemikten yapmıştır. Geçimlerini avcılık ve toplayıcılıkla sağlamışlar, taşı yontmak suretiyle yaptıkları el baltaları, mızrak uçları, kesiciler, kazıyıcılar gibi çeşitli aletleri kullanmışlardır. Tekkeköy'de yapılan kazı ve araştırmalarda genellikle mezar hediyesi olarak kullanılmış olan çanak-çömlek, küpe, bilezik, bıçak-kama, okucu, toplu iğne vb. eserler bulunmuştur. Bu eserler biçimleri ve teknik özellikleri ile Orta Anadolu seviyesinde olup, kemik aletler de Orta ve Batı Anadolu'daki benzerlerine kıyasla daha ileri bir işçiliğe sahiptir. Çınarcık ve Fındıcak vadilerinin birleştiği yerde ve her iki vadiye hakim durumda bulunan kaya kitlesi "Delikli Kaya" adıyla bilinmektedir. Bu kaya kitlesinden çıkan basamaklar, teknik ve biçim yönünden incelenmiş ve Delikli Kaya'nın bir Frig Kalesi olduğu anlaşılmıştır. Tekkeköy buluntuları Samsun Arkeoloji Müzesi'nde sergilenmektedir.
Bafra Asarkale ve Kaya Mezarları Bafra İlçesi'nin 30 km. güneybatısında, Kızılırmak Vadisi içerisinde ve Altınkaya Barajı yakınındadır. Asarkale, Hellenistik Çağ'a ait olup savunma (korunma) amacıyla yapılmıştır. Anakayaya oyularak yapılmış (3) adet mezarın da aynı döneme ait olduğu sanılmaktadır.


Dündartepe (Öksürüktepe) Ören Yeri
Samsun Merkez ilçenin 3 km. güneydoğusunda bulunan 15 m. yüksekliğindeki Höyükte, Kalkolitik, Eski Tunç ve Hitit çağlarına ilişkin üç kültür katı vardır. Höyüğün tepesindeki en son yerleşme Eski Tunç Çağı'na aittir. Höyüğün eteklerinde Hitit yerleşmesine rastlanmıştır. 1. kültür katında Kalkolitik döneme tarihlenen yapı kalıntıları, el yapımı seramik parçaları, pişmiş toprak ağırlıklar, çakmaktaşı bıçak vs. bulunmuştur. Höyüğün tepesinde ve eteklerindeki 2. kültür katı Eski Tunç Çağı'na tarihlenmektedir. Yangınla sona eren bu katta dörtgen planlı ev ve ocak, koyu gri renkli, içi kırmızı yada kahverengi kaplar, kemik eşyalar, pişmiş toprak ağırşaklar bulunmuştur. Höyüğün tepesi dışında eteklerinde Hitit dönemine tarihlenen 3. kültür katında üç yapı katı saptanmıştır. Birinci yapı katında taş temelli kerpiçten evler (M.Ö. 1500-1200), ikinci yapı katında taş temel kalıntıları (M.Ö.1500), üçüncü yapı katında çoğu boya astarlı, çarkta yapılmış ve iyi fırınlanmış seramik buluntuları, pişmiş toprak mühürler, hayvan heykelcikleri, kemik iğneler (M.Ö.1500'den önce) ele geçirilmiştir.

Tekkeköy Ören Yeri
Dündartepe'nin 14 km. güneydoğusunda Tekkeköy ilçesi sınırları içinde yer almaktadır. 1940'da yapılan arkeolojik kazı çalışmaları sonucunda Hitit ve Eski Tunç Çağı dönemlerine ait buluntular ele geçmiştir. Buluntular arasında çark yapımı, devetüyü, kırmızı renkli seramikler çoğunluktadır. Eski Tunç Çağı katında ise çok sayıda gömüt, el yapımı seramik buluntular, siyah zemin üzerine beyaz boyayla yapılmış geometrik desenlerle süslü, dişli, yivli, çizgi bezekli kaplar, kabartma insan yüzlü vazolar (antropomorf) gün ışığına çıkarılmıştır.


Kaledoruğu Höyüğü
Kavak ilçesinde bulunan höyükte, Eski Tunç Çağı buluntuları 1940-1942 yıllarında yapılan kazılar sonucu günı şığına çıkarılmıştır. Gömütle ölülerin düzeltilmiş toprak üstüne hoker (cenin) pozisyonunda yatırıldığı dikkati çekmektedir. Ölü armağanları arasında el yapımı siyah, kırmızı, kahverengi, yivli (kazıma çizgili) kaplar, yassı balta, hançer, kemik biz ve ağırşaklar bulunmuştur.
Lerdüge Tümülüsleri
Havza ilçesinin 21 km. doğusunda Lerdüge döneminde beş tümülüs saptanmıştır. 1946 yılında başlatılan çalışmalarda çıkan buluntular Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi'ndedir. 4 no'lu tümülüsün buluntularından ve mimari tekniğinden M.Ö. 1-M.S. 2. yüzyıl arasında kullanıldığı anlaşılmaktadır. Demir kenetlerle bağlanmış taş kapaktan oluşan girişten, tonoz örtülü dromosa (geçit) ve küçük bir kapıdan gömüt odasına girilmektedir. Kesme taştan tonoz örtülü gömüt odasının duvarları insan ve hayvan betimleri ile süslenmiştir. Betimler, bitkisel ve geometrik motiflerle çevrilidir. Altın süs gereçleri, tunç kandiller, çeşitli büyüklükte şişeler, tümülüste bulunan eşyalardır.

Vezirköprü Tümülüsleri

Çal Köyü Tümülüsü
Vezirköprü'nün güneybatısında Çal köyündedir. Yukarı Çal Köyü Tümülüsü
Vezirköprü'nün doğusunda yukarı Çal köyündedir. Kületek Tümülüsü
İlçe'nin Kületek köyündedir.

Örenyeri Yerleşmesi
Köprü’nün kuzeydoğusunda yer alan Güder ve Boğazkoru köyleri hudutlarında yer almaktadır. Roma ve Geç Antik Çağı Yerleşmeleri

Kızılcaören Terleşmesi
Vezirköprü’nün güneydoğusunda yer alan Kızılcaören köyündedir. Roma ve Geç Antik Çağı Yerleşmeleri

Yağbasan Tümülüsü

İlçenin kuzeybatısında yer alamaktadır. Yağıbasan köyünün Çaltıcak mahallesi'nde 3 tümülüs mevcuttur. Çeltek Tümülüsleri
Çeltek Köyü'nün güneybatısında 2 adet tümülüs mevcuttur. Aşağı Narlı Tümülüsü
Aşağı Narlı köyünde olup, Doğantepenin güneydoğusundadır. Avdan Köyü Tümülüsü
Avdan köyünün güney ve güneybatısında olmak üzere 2 adet tümülüs vardır.Maltepe Tümülüsü
Köprübaşı'nın kuzeydoğusunda yer alan Boğazkoru köyündedir.

Tepeören Tümülüsü
Köprübaşı’nın kuzeybatısında yer alan Tepeören Köyündedir. Roma ve Geç Antik Çağı Yerleşmeleri.

Adatepe Yerleşmesi
Ada Tepe köyündedir. Roma ve Geç Antik Çağı Yerleşmeleri

Çöğe Köyü Yerleşmesi
Vezirköprü’nün kuzeybatısında yer alan Çöğe köyünün okulu önündedir. Roma ve Geç Antik Çağı Yerleşmeleri.

Mather Dolarosa Kilisesi
Ulugazi Mahallesinde yer almaktadır. 1846 yılında yapılan bina, 1885 yılında kilise olarak kullanılmaya başlanmıştır. İbadete ve ziyarete açıktır.


Büyük Cami
Kale mahallesinde, Saathane Meydanı yakınında yer almaktadır. Batumlu Hacı Ali tarafından 1884'te yaptırılmıştır. Mermer mihrap ve ahşap minberi dikkati çekmektedir.

Yalı Cami
Buğday Pazarı semtinde, Gümrük ve İskele Caddesi üzerindedir. Mehmet Sadık Bin Abdullah tarafından 1312 yılında yaptırılmıştır. Tronoplu kubbesi, sekizgen bir kasnak üzerine oturmaktadır. Küçük ve dikdörtgen kaideli bir minaresi vardır.

Kurşunlu Cami
Pazar Mahallesi, 100. Yıl Bulvarı üzerinde yer almaktadır. Hicri 1340'da Molla Fahrettin tarafından yaptırılmıştır. Cami kare planlı olup, kesme taştan yapılmıştır. Sekizgen kasnağa oturan kubbeye giriş tonozlarla sağlanmıştır.

Hacı Hatun Camii
Kale Mahallesinde Saathane Mahallesi yakınındadır. 1694 yılında İbrahim kızı Hatice Hatun tarafından hayrat olarak yaptırılmıştır. Kesme taştan yapılmış olan cami kare planlı, tek kubbelidir.

Kale Camii
Kuyumcular çarşısındadır. 1314'de İlhanlı Valisi Emir Timurtaş Paşa adına yaptırılmıştır.

Pazar Camii
Pazar mahallesinde bulunmaktadır. 14. yüzyıl İlhanlı yapısı olan eser, 1819’da onarılmıştır. Cami dikdörtgen planlı olup, ahşap çatı ile örtülüdür.

Türbeler
Samsun'da yer alan türbeler şunlardır: Şeyh Seyyid Kudbettin Türbesi, Kılıçdede Türbesi, Emir Mirzabey Türbesi, Hızırbey Türbesi ve Mustafabey Türbesi.