Sultan 2. Bayezid Külliyesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sultan 2. Bayezid Külliyesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Şubat 2011 Pazartesi

KÜTAHYA’ NIN TARİHÇESİ




1-TÜRKLERDEN ÖNCE KÜTAHYA:
Anadolu ‘nun eski yerleşim yerlerinden birisi olan Kütahya ’nın kuruluş tarihini kesin olarak belirlemek mümkün olmamıştır. Ancak tarihinin çok eskilere dayandığı anlaşılmaktadır. Sırasıyla Hitit, Frigya, Lidya, Pers, Makedonya, Bitinya ve Bergama krallıklarının hakimiyetinde bulunmuş daha sonra Roma İmparatorluğu ve onun ikiye ayrılmasından sonra Bizans İmparatorluğunun hakimiyetine girmiştir.
Eski kaynaklara göre; Kütahya ’nın Antik Çağ’ daki adı Katiaenion’dur. Ünlü Antik Çağ coğrafyacısı Strabon ’a göre bu ad “Kotis’in Kenti” anlamına gelmektedir. Kotiaeion adı temel sözcük aynı kalmak şartı ile, farklı dönem ve yazılışlara göre “Kotiaion”, “Cotyaeum” ve “Cotyaium” olarak da kullanılmıştır. Kuruluş tarihi kesin olarak bilinmemekle beraber, ilin tarihi MÖ VI. yüzyıla dayanmaktadır. İl toprakları içinde yerleşen en eski halk Frigler’dir. MÖ 1200 yıllarında, Anadolu’ ya gelen Frigler, Hitit İmparatorluğu’nun topraklarına girdiler. MÖ 676’da Kimmerler Frigya Kralı III. Midas’ı bozguna uğratarak, Kütahya ve çevresine egemen oldular.
Makedonyalı Büyük İskender ‘in tarih sahnesine çıkması ve Persleri mağlup ederek Anadolu ‘yu hakimiyeti altına almasıyla Kütahya el değiştirmiştir. (M.Ö. 333) Büyük İskender ‘in genç yaşta ölmesi üzerine imparatorluk parçalanmış ve Kütahya İskender ‘in kumandanlarından Antigonos ‘un eline geçmiştir.
M.Ö. 278 yılında Bitinya Krallığı Kütahya ‘yı topraklarına katmış ve daha sonra da Bergama Krallığını eline geçirmiştir. M.Ö. 62 yılında Sezar ‘ın damadı Pompoeus Kütahya ‘yı Roma İmparatorluğu topraklarına katmıştır. M.S. 395 yılında Roma İmparatorluğu ikiye ayrılınca Kütahya Bizans (Doğu Roma) İmparatorluğunun hakimiyetine girmiştir. Kütahya, Romalılar zamanında hiristiyanlığın önemli merkezlerinden birisi haline geldi. Takibata uğrayan hiristiyanlar Kütahya ‘ya sığındılar. Putperest Roma şehrin tahsisatını kesti ve şehir ihmale uğrayarak bir süre bakımsız kaldı.
Roma ‘nın hiristiyanlığı resmen kabul edilmesinin ardından piskoposluk merkezi oldu. Bizans döneminde ise Kütahya ‘nın önemi çok arttı. Bizanslılar şehre hakim ve kale inşasına elverişli buldukları sarp tepeye burçlar ile tahkim edilmiş iki kat sur içinde bir şato yaptılar. Bu şato, Germiyanoğulları ve Osmalılar döneminde yapılan Kütahya Kalesinin esasını teşkil etmiştir.
Malezgirt’ te Sultan Alparslan yenilen Romanos Diogenes tahtını geri almak için giriştiği mücadelelerde yenilip esir düşünce, Kütahya ‘ya getirilip gözlerine mil çekilerek hapis edilmişdir. (Romanos daha sonra sevk edildiği Kınalı Ada ‘da vefat etmiştir.)



5 Aralık 2009 Cumartesi

Sultan II. Bayezid Külliyesi




Sultan II। Bayezid Külliyesi - EdirneGENEL BILGILER Külliye'nin kurulus amaci, dönemin en önemli sehirlerinden ve 2। baskent konumundaki Edirne'yi bir darrussifaya (Hastane) kavusturmakti। Genis amaçli düsünülen,Külliyedeki diger üniteler ise hastane hizmetini dogrudan veya dolayli olarak tamamlayan sosyal, kültürel ve dini nitelikteki yapilardir। Tüm birimlerin ayni amaca yönelik hizmetleri döneminin saglik ve sosyal yardim anlayisini yansitmaktadir। Tüm yapilar toplulugunun 4 yil gibi kisa bir sürede bitirilmesi ise imparatorlugun ekonomik ve teknik gücünün bir göstergesidir.

Külliye'nin içinde su üniteler bulunmaktadir: 1- Darüssifa (Hastane)2- Tabhane (Misafir ve Dinlenme Evi)3- Tip Medresesi (Temel Bilimler Fakültesi)4- Camii5- Imaret (Mutfak, yemekhane, depo, v.s)6- Köprü (Tunca Nehri üzerinde)7- Hamam8- Degirmen ve su deposu9- Sibyan Mektebi (Ilkokul)10- Mehterhane (Dönemin musiki konservatuari)11- Muvakkithane (Günün saatlerini, takvimi bildiren kurulus)Bu ünitelerden günümüze kadar ayakta kalmis olanlar 1-6 numarada yazilmis olanlardir. 7-11 numarada belirtilenler yikilmislardir. 9-10 ve 11 numarada belirtilenler ise külliyenin vakfiyesinde gösterilmemis olup, bunlar sonradan yapilmislardir. Hastanenin Kurulus Yillarindaki KadrosuHastane kadrosunda, 1 bastabip, 2 tabip, 2 göz mütehasisi, 2 operatör , 1 eczaci vardi. Diger personelle birlikte personel sayisi toplam 21'ye ulasiyordu. Çesitli dönemlerde bu personel sayisinda degisiklikler olmustur. BÖLÜMLER Müze üç ana bölümden meydana gelmistir.Birinci Avlu: Ilk avlunun bulundugu birinci bölümde geçmiste poliklinik odalari olarak kullanilan sütunlar yanindaki sira odalarda, çesitli sergiler yer almaktadir. Hizmet Odalari olarak kullanilan mutfak, çamasirhane, ve suruphane gibi odalarda ise, külliyenin eski mutfagi canlandirilmistir. Burada ayrica eski Edirne fotograflari sergisi vardir. Ayni avluda geçmiste eczane ve ilaç depolari olarak kullanilan 2 genis salonun birinde hekimligin tarihini anlatan bir sergi bulunmakta, karsisindaki odada ise Edirne Valiligi'nin armagan ettigi Mimar Sinan Eserleri Sürekli Fotograf Sergisi yer almaktadir.Ikinci Avlu: Ikinci avluda küçük bir bahçe ve karsilikli yer alan 4 oda vardir. Bu odalar geçmiste yönetici odalari olarak kullanilmistir. Su an ise 2 oda yine müze yöneticileri tarafindan kullanilmaktadir. Karsisinda ise Dr. Rifat Osman ve Ord.Prof.Dr. Süheyl Ünver'e adanan 2 oda bulunmaktadir.Sifahane Bölümü: Üçüncü bölüm geçmiste hastalarin yatirildigi bölümdür. Burada 4 yazlik, 6 kislik oda ve bir musiki sahnesi vardir. Ortadaki havuzun sadrivanindan su akmaktadir. Geçmiste ruh hastalarinin musiki, su sesi ve güzel kokularla tedavi edildigi akustigi ile ünlü bu mekan Istanbul Ruh Hastalarini Readaptasyon Dernegi tarafindan dönemin atmosferine uygun manken ve isik sistemi ile düzenlenmistir. Bu bölümü gezen ziyaretçiler, son derece basarili yapilmis mankenler, muusiki ve sadrivandan akan su sesi ile geçmisteki tedavi ortamini bire bir yasamaktadirlar.Medrese: Geçmiste tip medresesi olarak kullanilan ve dönemin hekimlerinin yetistirildigi ve Medrese-i Etiba adi verilen egitim bölümü su an Trakya Üniversitesi tarafindan Çagdas Resim ve Heykel Müzesi olarak düzenlenmistir. Burada 18 ögrenci odasi, bir dershane ve bunlarin açildigi bir orta avlu vardir.Bu bölümde saglik müzesi kadar ilgi çekmektedir.