17 Kasım 2012 Cumartesi

Zonguldak Mağaraları


Zonguldak Kızılelma Mağarası

Zonguldak il merkezi Gelik Mahallesi, Ayıcı Mevkiinde bulunan mağaranın uzunluğu 6,5 km. yi bulmaktadır. Mağara ağzındaki bir düdenden çevrenin sularını çekmekte ve yer altı suyu olarak içeride devam etmektedir.



Sofular Mağarası Zonguldak


Zonguldak ili, Eski Zonguldak-Çaycuma karayolunun 10.km.sinde, Sofular Vadisi’nin yamaçlarında bulunan bu mağaranın Prehistorik Çağlarda oluşumu tamamlanmıştır. Mağarada ilk araştırmayı Zonguldak Üniversitesi Mağara Araştırma Kulübü 2003 yılında yapmıştır.

Mağara 1,5 km. uzunluğunda olup, oldukça dik bir kuyunun sol yanından içerisine inilmektedir. Mağara içerisinde sarkıt ve dikitler bulunmaktadır. Salon şeklinde büyük bir mekânın çevresinde küçük odacıklar bulunmaktadır. Bu salon 70.00x40.00–50.00 m. ölçüsünde olup, tavan yüksekliği 5.00–7.00 m. arasında değişmektedir. Doğal oluşumların son derece güzel bir görünüm veren mağara içerisinde küçük göller bulunmaktadır.

Ilıksu Mağarası Zonguldak


Zonguldak-Ereğli karayolu üzerinde, deniz kenarında bulunan bu mağaranın içerisinde yer altı nehri bulunmaktadır. Uzunluğu 800 m. olan mağara ağzından içeriye girildiğinde travertenlerle karşılaşılmaktadır. Travertenlerin altında sifon bulunmaktadır.

Mağara içerisinde bulunan sudan sonra büyük bir mekâna ulaşılmaktadır. Mağara içerisinde çok sayıda guana bulunmaktadır. Mağara yakınında Ilıksu Kaplıcası vardır. Ilıksu Kaplıcasının su debisi 10 lt/sn, sıcaklığı ise 27 derecedir.

Kaplıcanın suyunun içme olarak kullanıldığında, mide, bağırsak ve karaciğer safra yolları üzerinde, banyo kürlerinde ise, içerdiği radyoaktif elemanlar sayesinde ağrılı hastalıklarda olumlu etkisi görülmektedir.

Ilıksu Kaplıcası, İl Özel İdaresi tarafından yatırım programına alınmış olup, şu anda kaplıca üzerinde ya da çevresinde herhangi bir tesis bulunmamaktadır.

Gökgöl Mağarası Zonguldak


Zonguldak il merkezine 3 km. uzaklıkta bulunan Gökgöl Mağarası, Zonguldak Kömür Tesislerinin bulunduğu Asma Ocaklarının 1 km. güneyinde ve Üzülmez Deresi’nin sağında bulunmaktadır.

Mağarada ilk araştırmalar iki İngiliz speologu Chris Bauer ve Harvey Lomas tarafından 1976 yılında yapılmıştır. Bundan sonra Türk-Fransız ortak grubu tarafından 1977 yılında mağara ve içerisindeki çok sayıdaki mağaracıklar ile Gökgöl Mağarası incelenmiştir.

Gökgöl Mağarası jeolojik dönemlerde I.Zaman (Vizen Paleozonik) kalkerler içerisinde oluşmuştur. Mağaranın çok büyük bir ağzı bulunmakta olup, buraya 50 m. yüksekliğinde dik bir patikadan çıkılmaktadır. Mağara içinin toplam uzunluğu 1 km. kadardır. Mağara üç bölümden meydana gelmiştir. Bu bölümler fosil ve aktif kısımlar ile yarı aktif yan kollardır. Girişten sonra geniş bir galeri halindeki mağarada 250 m. uzaklıkta bulunan bir sifondan suya girilip dar bir çatlak içerisinde ilerlenmekte ve bundan sonra da mağara içerisindeki yeraltı deresinin kaynağına gelinmektedir.

Mağara içerisinde 2–5 m. arasında değişen sarkıt ve dikitler bulunmaktadır. Yeraltı deresi bir çöküntü ile son bulduğundan daha ileriye gitmek olanaksızdır. Günümüzde Gökgöl Mağarasının 875 m.lik kısmı turizme açıktır.


Zonguldak İnağzı Mağarası



Zonguldak il merkezinde, İnağzı Mahallesi’nde bulunan bu mağara Zonguldak’a girşteki demiryolu tünelinin sol yanında bulunmaktadır.

Mağara oluşumunu Prehistorik Çağlarda tamamlamıştır. Mağara yaklaşık 600 m. uzunluğundadır. Ancak daha da uzun olduğu sanılmaktadır. Mağara 60–70 m. den sonra dar ve alçak geçitlerle devam etmektedir. İçerisindeki sifon 1 m. yüksekliğindedir. Ayrıca mağara içerisinde küçük akarsular bulunmaktadır.

Zonguldak Devrek Bastonu


                         Devrek’te baston yapımının başlangıcının ilginç bir öyküsü vardır. Buna göre; Devrekli Merdi ailesinden Marangoz Ali Ziya Efendi I.Dünya Savaşı’nda İngilizlere esir düşmüştür. Bu olay Ali Ziya Efendi kadar Devrek’in geleceği açısından da önemli bir dönüm noktası olmuştur. Ali Ziya Efendi İngiliz subaylarının ellerinde sürekli tuttukları bastonun bir kudret sembolü olduğunu fark etmiş, savaş bitiminde memleketinde İngilizlerin birbirinden güzel zarif bastonlarını anlatmaya başlamıştır. Böylece baston bir anda Devreklilerin gözünde ihtiyarların dayanağı olmaktan çıkmıştır.

Devrek’te baston yapımı ilkel bir yün ve pamuk eğirme aleti olan çıkrıkla başlamıştır. Manda boynuzundan yapılan iki tarafı siyah, ortası beyaz çubuk şeklinde kemik ağızlıklar ile kızılcık ağacı özünden üç parçalı eklemelerle yapılan gümüş veya altın bilezikli ağızlıklardan baston yapımına geçilmiştir. Ayrıca Kastamonu Salnamesi’nde (h.1320 – 1892) Devrek’te ceviz ağacından sandık, masa, konsol, sigara ağızlığı ve bastonların yapıldığı belirtilmiştir.

Devrek’te baston yapımı gerçek değerini bulmuş, Devrekli ustaların yaptığı bastonlar Anadolu kültürünün estetik ve zarafetini de işçiliklerine katmış ve böylece Devrek bastonlarının ünü Türkiye sınırlarını aşmıştır. Devrek’te baston yapımı büyük önem kazanmış, babadan oğla, ustadan çırağa bu sanat dalı geçmiş ve baston yapımı gözde bir meslek durumuna gelmiştir. Günümüzde Devrek’te yapım geleneği sürmekte ve birbirinden güzel örnekler ortaya konmaktadır.

Devrek bastonlarının yapımı bilgi ve becerinin yanı sıra büyük sabır istemektedir. Öncelikle esnek bir ağaç olan kızılcık ağacı kesilir, Aralık ve Şubat aylarında suyu çekilen kızılcığın dalları ayıklanır ve elde edilen parçalar bir yıl bekletilir. Ekmek fırınlarında eğrilikleri düzeltilen dallar tornadan geçirilir ve bastona verilecek şekil belirlenir. Ardından testere ile üzerinde yivler açılır, eğe yardımı ile sistire, zımpara işlemleri yapılarak desen ve figürler ortaya çıkarılır.

Devrek bastonlarında birbirine dolanmış yılan motiflerinin de sık sık uygulandığı görülmektedir. Bir yandan boyama işlemi yapılırken öte yandan da kusurlu yerler dolgu verniği ile düzeltilir. Bu arada boya verniği yüzeylerde hiçbir şekilde uygulanmaz. Bu işlemler yapıldıktan sonra sıra bastonun sapına gelir. Çoğunlukla ceviz ağacından yapılmış saplarda sedef, gümüş bağa, dağ keçisi ayağı, kemik ve değerli taşlar kullanılır. Ördek bacağı, yılan başı, atmaca, karaca ve at başının saplarda yer verildiği gibi içerisinden şiş çıkan, silah olan, kargıya dönüşen, kurşun atan bastonlarla da karşılaşılmaktadır. Ancak, kamalı bastonlar günümüzde yasak olduğundan yapılmamaktadır. Kemal Özmen isimli bir kişi Ahlat bastonu denilen bir bastonun sap kısmında tabanca bile saklandığını belirtmiştir.

Devrekli ustaların el emeği ile oluşturduğu bastonlar onların göz nurunu, zevkini simgelediği kadar sanat ile zanaatı bir arada gözler önüne sermiştir.

Zonguldak’ta 1933 yılında Milli İktisat ve Tasarruf Cemiyeti’nin düzenlediği “Tasarruf ve Yerli Malı Haftası” kapsamındaki sergide Devrek bastonları ilk kez sergilenmiş ve ödüllendirilmiştir. Bunun ardından 1936 İzmir Enternasyonal Fuarı’nda da Devrek bastonları ödül kazanmıştır.

Devrek Belediyesi 7 Temmuz 1984’te Devrek Baston Festivalini düzenlemiş ve bu festival her yıl düzenlenmeye başlamıştır.

Kaliteli bir el işçiliği olan Devrek bastonunun yapılışında Aziz Salman, Andon Usta, Hakkı, Çelik, Ahmet, Hasan ve Abdullah gibi eski ustaların büyük payı olmuştur. Bunların dışında Münteka Çelebi, Mürvet Okur, Tansel Işık, Cemal Salman, Raşit Korum, Murat Ayvacı, Bülent Korum, Raşit Devrek, İsmet Durbak, Hikmet İncirli, Günsel İncirli, Özcan Erdoğdu, Tuncer Biçmen ve Ali Akarsu gibi ustalar da bu konuda büyük ün yapmışlardır.

Zonguldak Çayırköy Mağarası






Zonguldak ili Çaycuma ilçesi Çayırköyü’nde bulunan bu mağaranın Çaycuma’ya olan uzaklığı 10 km. dir. Çayırköy Mağarasında ilk araştırmayı İsveçli K.Lindberg 1951 yılında yapmıştır. Bundan sonra Barcelona kentinden Türkiye’ye gelen Juan Ullastre başkanlığındaki üç İspanyol speolog 1970’te ikinci araştırmayı yapmıştır. Bu araştırmacıların yaptıkları İspanya’da yayınlandıktan sonra buraya çok sayıda araştırmacı gelmiştir.

Mağara II. Zamanın Üst Kretase kalkerleri içerisinde yer almıştır. Çayırköy’ün 2 km. güneybatısında, Sofular ve Eğridere’nin birleştiği bir çöküntü alanı içerisindedir. Yerin altından 1,5 km. uzunluğundaki su Çayırköy Mağarasını meydana getirmiştir. Mağaranın çıkış ağzına yakın bir yerde de büyük bir kuyu bulunmaktadır.

Mağaranın giriş kotu yaklaşık 200 m. çıkışı da 165 m. dir. Uzunluğu 1,5 km. olam mağaranın içerisi oldukça düzdür. İçerisinde yeraltı deresi olduğundan tam orta kısmında bir de sifon bulunmaktadır.

Mağara girişinden çıkan suyun bir bölümü Roma döneminde yapıldığı sanılan bir kanalla çevredeki değirmene ulaştırılmıştır.

Burdur Fotografları - Resimleri











Zonguldak Fotografları - Resimleri













İsparta Fografları - Resimleri