7 Ağustos 2012 Salı

Kütahya Tarihi Yerleri


Kentin topraklarında Geç Miyosen dönemden itibaren Neolitik, Kalkolitik, Eski Tunç, Hitit, Frig, Hellenistik, Roma, Bizans, Selçuklu, Germiyan, Osmanlı ve ilelebet yaşayacak olan Türkiye Cumhuriyetine kadar zengin bir kültür mirası vardır.
İlin yedi bin yıl öncesine uzanan tarihi bir geçmişi bulunmaktadır. Antik kaynaklar ünlü masalcı Ezop’un doğduğu yer olarak Kütahya’yı gösterir. O çağlarda Kütahya’nın adının KOTIAEION olduğu sikkelerden bilinmektedir. Kütahya topraklarına yerleşen en eski halk ise Friglerdir.
M.Ö.12.yüzyılın sonlarında Anadolu’ya göç eden Frigler, Hititleri ortadan kaldırarak bölgeye hakim oldular. M.Ö.676’ da Kimmerler, Frigya kralı III..Midas’ı bozguna uğratarak Kütahya ve çevresine egemen oldular.
Alyattes’in Lidya kralı olduğu dönemde Kimmer egemenliğini yıkan Lidya’lılar yönetimi ele aldılar. M.Ö. 546’ da Anadolu’yu istila eden Persler Lidya ordusunu yenilgiye uğrattılar. M.Ö.334’ de Biga Çayı civarında Makedonyalı Büyük .İskender, Persleri yenerek bölgede üstünlük kurdu.
 Büyük İskender’in M.Ö.324’ de ölümüyle Kütahya ve çevresi komutanlarından Antigonas’a geçti. M.Ö.133’ de ise Roma egemenliği altına girdi. Bizans döneminde piskoposluk merkezi olarak önemini koruyan Kütahya daha sonra Anadolu Selçuklularının hâkimiyetine girdi.
1078 yılında Anadolu Selçuklu Devletini kuran Kutalmışoğlu Süleyman Şah, Kütahya’yı da ele geçirdi. 1097 yılında Haçlıların saldırısına uğrayan Kütahya, kısa süren bir işgal döneminden sonra 1233 yılında yeniden Türk hâkimiyetine girdi.
 Selçuklu dönemi eserleri arasında, Kütahya merkezinde Hıdırlık Mescidi, Yoncalı Hamamı ve Camii, Balıklı Camii ve tekkesi olarak bilinen Medresesi sayılabilir.
1277 yılında Anadolu Selçuklu Devletinin dağılmasıyla birlikte bu topraklar Germiyanoğlu beylerinin payına düştü. Germiyanoğulları eserleri arasında en meşhurları II.Yakup Bey İmaret Külliyesi, Umur bin Savcı Medresesi ile İshak Fakih Camii ve Medresesidir.
Son Germiyan Beyi II. Yakup’un kız kardeşi Devlet Hatun’un Osmanlı Padişahı Yıldırım Beyazıt ile evlenmesi neticesinde akrabalık bağı kurulmuş, II.Yakup’un 1429 yılında ölümünden önce vasiyetiyle Osmanlı topraklarına katılmış olan Kütahya, 140 yıl Germiyan Beyliğinin başkenti 400 yıl Anadolu Beylerbeyliğinin merkezi olmuştur.
1850 -1851 yılları arasında Macar bağımsızlık hareketinin milli kahramanlarından Lajos Kossuth ilimizde konuk edilmiştir. 1867 yılından itibaren Hüdavendigar vilayetine bağlı bir sancak merkezi olan Kütahya, II. Meşrutiyet’ten sonra bağımsız bir sancak olmuştur.
I. Dünya savaşından sonra,17 Temmuz 1921 tarihinde Yunan işgaline uğrayan Kütahya, Türk Ordularının 26 Ağustos 1922 tarihinde başlattığı Büyük Taarruzla makus talihini yenmiş ve 30 Ağustos 1922 tarihinde Başkomutan Meydan Muharebesinin kazanılmasıyla sonsuza dek yaşayacak olan Türkiye Cumhuriyetinin temellerinin atıldığı bir il olmuştur. 
Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk, ‘’Ey yükselen yeni nesil! İstikbal sizsiniz Cumhuriyeti biz tesis ettik. Onu ila ve idame edecek sizsiniz’’ veciz sözünü Zafertepeçalköy’de , ‘‘Ordular İlk Hedefiniz Akdeniz’dir.İleri!..’’ 
komutunu Dumlupınar’da vermiştir. Başkomutan Meydan Muharebesinin sevk ve idare edildiği yer, bugün Altıntaş İlçesine bağlı, Zafertepeçalköy merkezindedir.
KÜTAHYA İLİ TARİHİ MEKANLARI
KÜTAHYA TARİHİ ESERLERİ
KÜTAHYA KALESİ
Antik dönemlerden beri iskan edilen kale 5. y.y.da Bizansların yaptırdığı surlarla, Selçuklular, Germiyanoğulları ve Osmanlılar tarafından yapılan onarım ve eklerle güçlendirilmiştir.
 Yukarı, iç ve aşağı kale olmak üzere üç bölümden oluşan kalenin sıkça yerleştirilmiş burçları, moloz-kesme taş karışımı ile tuğla sıralardan oluşmaktadır.
‘‘Orta Hisar Mescidi’’ olarak bilinen Yukarı Kale (Kale-i Bala) Maruf Mahallesindedir. Taşkapıdaki yazıttan, Germiyanoğlu Süleyman Şah’ ın 1377-1378’ yıllarında yaptırdığı anlaşılmaktadır. Moloz taş ve köşelerde kesme taş kullanılan, kiremit örtülü yapının minare kaidesi, düzgün kesme taş arasında iki sıra ağaç hatılı döşenerek yapılmıştır. 
Aşağı Hisar Mahallesinde bulunan Aşağı Kale Mescidi (Kale-i Sagir), altıgen planlı küçük bir mescittir. Kerpiç sıvalı olmasına rağmen tamamen tuğladan yapıldığı anlaşılmaktadır. Mescidin altında taşlardan yapılmış su tesisi vardır.
 Tabanı zamanla değişikliğe uğramıştır. Aşağı Kale’deki bu su tesisinin herhangi bir kuşatmada susuz kalmamak için yapıldığı tahmin edilmektedir.
Kütahya Kalesi Evliya Çelebi’ ye göre 72 burca sahiptir. Burçlar çok sık aralıklarla yerleştirilmiştir.
 Kütahya Kalesinde ayrıca iki çeşme, iki mescit ve Cumhuriyet döneminde yapılmış bir döner gazino ve kır kahvesi bulunmaktadır. Kütahya Kalesi Kültür ve Turizm Bakanlığına tahsislidir. Kalenin bazı kısımlarında onarımlar ve iç kısımda çevre düzenlemeleri yapılmıştır.
ULU CAMİ
Yıldırım Beyazıt Camii adıyla da bilinir. İl Merkezi Börekçiler Mahallesindedir. Bitişiğinde Umur-bin Savcı Medresesi, diğer yanında II. Yakub İmareti yer alır. Yıldırım Bayezid zamanında (1381-1384) yapılmaya başlanmış, 1401 de tamamlanmış, Kütahya’ nın en büyük ve en güzel camisidir.
 Kanuni Sultan Süleyman’ın Rodos seferi sırasında Mimar Sinan tarafından tamir edilmiş olan dikdörtgen planlı avlusuz cami, 1893 yılında II. Abdülhamid Han zamanında büyük onarım görmüş ve kubbeli olarak son şeklini almıştır.
Bu Büyük Cami 45X25 m2 lik bir alanı kaplamaktadır. Kuzeydoğu köşesinde bir minaresi olan caminin üç yönde kapısı vardır. Ana giriş kapısı karşısında sakahane bulunmaktadır. Cami içindeki büyük sütunlar Aızanoı Antik Kentinden getirilmiştir. İç kısmında küçük bir şadırvan vardır.
Şadırvanın üstüne dört sütunlu müezzin mahfili yapılmıştır. Caminin ana mekânı, altı sütunun desteklediği yan yana iki kubbe ve yanlarda yarım kubbelerle örtülüdür. Caminin yarım kubbeyle örtülü, dışa çıkıntılı mihrabının sağındaki Kâbe tasvirli çini pano görülmeye değerdir.
MEVLEVİHANE - DÖNENLER CAMİİ
İl Merkezinde, Ulu Camii yakınındadır. 14 y.y. da Mevlevihanenin semahanesi olarak inşa edilmiştir. 
Erken dönem Anadolu Türk mimarisinin özgün örneklerinden olan Kütahya’ nın bu ilk Mevlevihanesi iki kez onarım görmüş ve günümüze semahane ile derviş hücreleri kalmıştır.
Bugün cami olarak kullanılan yapı, kareye yakın dörtgen planlı, sekizgen kasnaklıdır. Yapının bitişiğinde ‘‘Kütahya’nın Selçuklu Dönemi Fatihi’’ olarak bilinen İmadüttin Hezar Dinari tarafından yaptırılan mescid Mevlana’nın torunu
 Ergun Çelebi’ nin buraya defnedilmesi ile Mevlevihanenin türbesi haline gelmiştir. Semahanenin duvarındaki kitabeden, 1227 H.-1812 M. ve 1257 H.-1841 M. yıllarında tamir gördüğü anlaşılmaktadır. 
Semahaneye daha sonraki bir tamiratta mihrap ilave edilerek cami haline getirilmiştir. Halk arasında Dönenler Camii olarak bilinir. Caminin giriş kapısı üzerinde XIX y.y. a ait çini kitabe vardır. Kitabede ‘‘Ya Hazreti Ergun’’yazılıdır.




Mevlana’ nın oğlu Sultan Veled Kütahya için şu beyiti söylemiştir.
“Kütahya’da bir ay kalana ne mutlu,
İki ay kalacak olursanız, daha fazla müstefid ve münfeyiz olursunuz.
Kütahya kusursuz bir güzeldir.
Böyle kusursuz güzele zeval olur mu?
Ya rab, bu memlekete kaza bela verme,
Cennet, Kütahya’nın ya altındadır ya üstünde,
Feda olsun Lahor, Keşmir, Tebriz Kütahya’ya”
Sultan Veled
TAVŞANLI ULU CAMİİ
Yapım tekniği olarak erken Osmanlı eserlerini çağrıştıran yapının kitabesi yoktur.
 Araları hatıllı kesme taştan yapılmıştır. Ortada köşeli ve dört ayaklı kemerler üzerine büyük orta kubbe, kenarlarına sekiz küçük yarım kubbeler oturtulmuştur.
ÇİNİLİ CAMİİ
İl Merkezinde Maltepe Mahallesindedir. Ressam ve neyzen Ahmet Yakupoğlu tarafından 1973 yılında yaptırılmıştır. Yapı tarzı ve süsleme üslubuyla Orta Asya Türk mimarisinden bir esintiyi yansıtır.
Sekizgen iki katlı ve tek kubbeli olan yapının içi kalem işi süslemelerle, dışı ise özel üretim mavi Kütahya çinileriyle süslenmiştir. Türk motiflerinin kullanıldığı süslemeleri ve mimarisiyle özgün bir örnektir.
SİMAV AĞA CAMİİ
Emet ve Simav ilçelerinin bağlı olduğu son Osmanlı derebeylerinden Nasuh Ağa tarafından 1789 yılında yaptırılmıştır. Taş işçiliğinin güzel örneklerinden biri olan cami, 1990 yılında aslına uygun olarak restore edilmiştir.
YEŞİL CAMİİ
Kütahya Mutasarrıfı Fuat Paşa tarafından 1905’te yaptırılmıştır. Köşk tipi şerefeli minaresi Kütahya'daki tek örnektir. Kare planlı, tek kubbeli caminin önündeki giriş iki sütunlu ve kubbelidir.
 Caminin iç süslemeleri, kubbeden tavana kadar kalem işi, kabartma, yağlı boya süslemeler, bitkisel motifler ve geometrik şekillerle bezenmiştir.
ŞAPHANE KOCASEYFULLAH CAMİ
Şaphane İlçesinde tarihi ve kültürel değeri bulunan ahşap mimarinin örneklerinden Kocaseyfullah Camii bulunmaktadır.
 Yaklaşık 700 yıllık bir tarihe sahip olan Koca Seyfullah cami Germiyanoğlu beyliği tarafından yaptırıldığı tahmin edilmekte olup, Camii aynı zamanda rasathane görevi yapmaktadır.
 Camiye yapılmış olan ve hasarları tespit etmeye yarayan düzenek görenlerin ilgisini çekmektedir.
HIDIRLIK MESCİDİ
Ulu Caminin güneyinde aynı adı taşıyan tepe üzerindedir. Kare planlı, tek kubbeli olup, önünde geniş bir kemer biçiminde dar bir eyvanı vardır.
 Selçuklulardan kalma bir yapıdır. Kitabesinden Anadolu Selçuklu emirlerinden İmadüttin Hezar Dinari tarafından 1243-1244 yıllarında yaptırıldığı anlaşılmaktadır.
 Hıdırlık’tan, Kütahya’nın her yeri görülebilmektedir. Mescid 1980 yılında ressam ve neyzen Ahmet Yakupoğlu, 2004 yılında Vakıflar tarafından restore edilmiştir.
MUVAKKİTHANE
İl merkezi,Balıklı Mahallesinde eski müftülük binası önündedir. Kapıcıbaşı rütbesinde bulunan Kütahya Mütesellimi Halil Kamil Ağa tarafından 1831-1832 yıllarında yaptırılmıştır. 
Uzunlamasına dikdörtgen planlı kesme taştan inşa edilen yapı, dıştan kiremit kaplı geniş saçaklı bir çatı ile örtülüdür. Saatin ve namaz vakitlerinin tam bildirilmesi amacıyla yapılan Muvakkithane günümüzde ticarethane olarak kullanılmaktadır.
MENZİLHANE
Tamamen taştan yapılmış duvarlar geniş bir kemer altında basık kapısı ve üzerindeki kitabe dikkati eker. Bugün Mevlihane’ nin doğusundaki aradan girilen aralıkta, 
sadece kitabeli kapısı kalmıştır. Eskiden Kapanaltı ve sonra Tahılpazarı denilen yerde, Cumhuriyet Caddesi sonunda, güneyde Eğdemir hamamının karşısında kalır.
ŞEYH BUHARİ (GÜMÜŞEŞİK) TÜRBESİ
İl merkezi Saray mahallesindedir. Kütahyalı Gazi Hasan Paşa’ya ait 14.yy. yapısıdır. 
19.yy.da Kütahya Mutasarrıfı Dilaver Paşa tarafından onartılmıştır. Kare planlı yapının pandantifli kubbesi tek sıra taş dizisine kasnaksız olarak oturtulmuştur.
ANA SULTAN TÜRBESİ
Kütahya-Afyonkarahisar karayolunun 25.km sinde sağ tarafta orman piknik alanı içindedir.
 Kare planlı açık eyvanlı ve tek kubbeli, baldaken tarzındaki yapının kemerleri basıkçadır. Son onarımı 1980 yılında ressam ve neyzen Ahmet Yakupoğlu tarafından yaptırılmıştır.

DEDEBALİ TÜRBESİ
Tavşanlı ilçe merkezindedir. ‘’Hace’ül-Haram’’ ve ‘’Mülayim Dede’’ adlarıyla bilinen Dedebali, Anadolu Türk Birliğinin sağlanmasında önemli görevler almış, sevilen ve hayırseverliği ile bilinen bir halk bilgesidir. 
1394 yılında vefat etmiştir. Tavşanlı merkezindeki Mülayim Tepe adıyla bilinen ve günümüzde mesire yeri olarak kullanılan tepeye defnedilmiş ve üzerine türbe yaptırılmıştır. Türbenin etrafı havuz ile çevrilidir.

HAYME ANA TÜRBESİ
Osmanlı Devletinin kurucusu Osman Gazinin ninesi, Ertuğrul Gazinin annesi Hayme Ana’nın türbesi Domaniç İlçesine 15 km uzaklıktaki Çarşamba Köyündedir. 
Kayı boyundan Ertuğrul Gazi, 1281 yılında Söğüt ve Domaniç’e yerleştikten sonra her yıl çadır kurduğu ve yılın beş ayını geçirdiği yaylada, bir göç mevsiminde yitirdiği annesini buraya defnetmiştir.
 Osmanlı Padişahı II. Abdülhamid 1886 yılında Devlet Ana adıyla anılan Hayme Ana’nın kabrini buldurarak üzerine bugünkü türbeyi yaptırmıştır. Hayme Ana, Çarşamba Köyünde her yıl Eylül ayının ilk pazar günü ‘’Hayme Anayı Anma ve Göç Şenlikleri’’ etkinlikleriyle anılmaktadır.
SUNULLAH GAYBİ TÜRBESİ
Türbesi, kendi adının verildiği Gaybi Efendi Mahallesinde bulunan Musalla Mezarlığındadır. 17.y.y’da yapılan türbe kesme taş kaplamalı kiremit çatı örtülüdür. Sunullah Gaybi, Kalburcu Şeyhi Pir Ahmet Beşiri’nin torunudur.
 Tasavvuf ehli bu kişi taassup ve cehaletle mücadele etmiş, pürüzsüz bir Türkçe kullanmıştır. Gaybi Divanı, Sohbetname, Biadname, Ruh’ül-Akaidname, Makasıd-ı Ayniye ve Hüda Rabbim başlıca eserleridir.
PAŞAM SULTAN TÜRBESİ
Ulu Camii Caddesinden İshak Fakih yönüne giderken yolun solundadır. Giriş kapısı Kurşunlu Sokağına açılır. Adı ‘’Seyyid-el Nureddin’’ olarak ta bilinir. 
Yan sokaktaki kapıdan L şeklinde merdivenle inilen iki bölümlü türbe, en son 2001 yılında Kütahya Belediyesi tarafından restore edilmiştir.
ŞAİR ŞEYHİ (HEKİM SİNAN)
Şeyhi, Hekim Sinan olarak da bilinmektedir. 14.yüzyılın sonu ile 15 yüzyılın başlarında yaşamış olan şair, II.Yakub döneminde Germiyan sarayında bulunmuştur.
Kütahyalı olan Şeyhinin asıl adı Yusuf Sinanüddin olup, dönemin en önemli şairlerindendir. Germiyan Beyi Süleyman Şah eğitimini üstlenerek şairi İran’ a göndermiştir. İran’ dan göz hekimi olarak dönmüş, 
Germiyan Beyi II. Yakub’ un , Osmanlı Padişahlarından Çelebi Mehmed ve II. Murad’ın özel hekimi olmuştur. Şeyhi iyi bir hekim olduğu kadar usta bir şairdir. Divan edebiyatımızın ilk hiciv örneği ''Harname'' si çok zarif ve ünlüdür.
 Divan-ı Şeyhi, Dürr'ül-akaid, Tıbbi Risalesi, Hüsrev-ü Şirin diğer eserleridir. Divanı 1438 yılında yazılmıştır.
''Bir eşek var idi zaif ü nizar
Yük elinden katı şikeste vü zar
Gâh odunda vü gâh suda idi
Dün ü gün kahr ile kısuda idi
Dudağı sarkmış u düşmüş enek
Yorulur arkasına düşse sinek
Arkasından alınsa palanı
Sanki it artığıydı kalanı''
(Harnameden)
CELALEDDİN ÇELEBİ
Mevlana’nın dördüncü kuşaktan torunu Burhaneddin İlyas Çelebinin oğlu olan Celaleddin Çelebi Kütahya’da doğmuş Mevlevi şeyhi ve şairidir. Germiyan tahtını bırakıp Mevlevi olmuş, Emir-i Alem sonra Emir Vacid hizmetinde bulunmuştur.
 Şairin Kelime-i Taybib ve İnsan-ı Kamilin, şeyh ve mürşidin ahvalinden bahseden İşaret’ül-Beşaret adlı risalesi, Gençname adlı mesnevisi vardır. Mezarı Kütahya Mevlevihanesi’nin Erguniye adıyla anılan türbesindedir.
KARA AHMED BEY TÜRBESİ
Ünlü seyyah, ilim adamı, yazar ve halkbilimci Kütahyalı Evliya Çelebinin dedesi Kara Ahmed Bey’in türbesi eski adı Zeryen olan Maltepe Mahallesindedir. Türbe 1995 yılında Osmanlı mimarisi tarzında yaptırılmıştır. Evliya Çelebi Seyahatnamesinde 1678 yılında ziyaret ettiği memleketi Kütahya’yı anlatırken dedesi Kara Ahmed Bey’in mezarının Zeryen Mahallesindeki evlerinin bitişiğinde olduğunu belirtmiştir.


EVLİYA ÇELEBİ KÜLTÜR SANAT EVİ
Kütahya’lı dünyaca ünlü seyyah, ilim adamı, tarihçi, yazar ve halk bilimci Evliya Çelebi’nin (1611-1683) doğduğu ev, Kütahya Belediyesi ve Kütahya Evliya Çelebi Kültür Hizmet ve Tarihi Eserleri Onarma Derneğinin destekleri ile Dedesi Kara Ahmet Bey’in Türbesinin yanına yeniden yaptırılmıştır.
Konağın yanında yer alan eski yapı da Kütahya Belediyesince kamulaştırılarak geleneksel el sanatlarımızın yaşatılacağı bir merkez haline getirilmiştir.

EVLİYA ÇELEBİ ANITI
Kütahya'nın Zeryen Mahallesi'nden olduğunu belirten Evliya Çelebi (1611-1682), 50 yıl boyunca gezmiş, duyup gördüklerini 10 ciltlik Seyahatnamesinde toplamıştır. Kütahyalı olmasından dolayı 2002 yılında Kütahya Valiliği tarafından Eskişehir’den Kütahya’ya girişte anısına bir anıt yaptırılmıştır.
Evliya Çelebi Seyahatnamesinde Kütahya’dan bahsederken ‘’Kütahya’nın havası ve suyu güzeldir, fincanı çeşitli maşrapa ve testileri, çanak ve tabakları hiçbir yerde yoktur. Şehrin içinde binden fazla kayalardan akan buz gibi suları vardır. Mahbup ve mahbubesi, alim ve fadılları çoktur.” diye tanımlamaktadır.
BEDESTENLER
Takvacılar Camii ile Saadettin Camii arasında bulunan ve aradan Kavaflar sokağının geçtiği iki arasta vardır. Kapalı çarşı görünümündeki bu iki yapı aynı dönemlerde yapılmış olmakla birlikte karşılıklı dükkânların birleşmesiyle Kütahya’nın ticaret merkezi haline gelmiştir.
BÜYÜK BEDESTEN
15.yüzyılda Gedik Ahmet Paşa tarafından yaptırılan anıtsal yapı, 2008 yılına kadar sebze meyve satış yeri olarak kullanılmakta iken, Kültür ve Turizm Bakanlığından sağlanan ödenekle restore edilmiş olup, geleneksel el sanatları teşhir ve satış yeri olarak kullanılmaktadır.
KÜÇÜK BEDESTEN
15.yüzyılda Gedik Ahmet Paşa tarafından yaptırılan anıtsal yapı, 2008 yılına kadar eski ve yeni eşya alım satım yeri olarak kullanılmakta iken, Kütahya Belediyesince restore ettirilmiş olup, kuyumcular çarşısı olarak faaliyet göstermektedir.
ESKİ HÜKÜMET KONAĞI
İl Merkezi Saray Mahallesi, Fuat Paşa Caddesinde yer alan Eski Hükümet Konağı, Kütahya Mutasarrıfı (Vali) Giritli Ahmet Fuat Paşa (1893 -1908) zamanında, 1905 yılında yaptırılmıştır. Dış cephesi 1907 yılında Kütahya çinileriyle bezenmiş tek örnektir. Son dönem Osmanlı mimarisinin dikkate değer yapılarındandır. Binanın içinde duvarları çini ile süslenmiş bir mescidi vardır. 1999 yılında restore edilen tescilli anıtsal yapı günümüzde Adalet Sarayı olarak hizmet vermektedir.
RÜSTEM PAŞA (MEDRESESİ) EL SANATLARI ÇARŞISI
Karagözpaşa Camii civarında Balıklı Caddesinde bulunan, Kütahya’ nın sahip olduğu eski yapılardan biri olma özelliğini taşıyan ve Kanuni Sultan Süleyman’ın Veziri-Azam’ı aynı zamanda damadı olan Rüstem Paşa tarafından 1550 yılında yaptırılmıştır. Kitabesi Kütahya Arkeoloji Müzesinde olup, 1930 lu yıllarda yıkılmıştır. Giriş kapısı ve tespit edilebilen kısımları orijinaline uygun olarak restore edilen medresenin orijinal hali bilinmediği için de aslına uyarlanarak yeniden yapılmış, günümüzde Kütahya’ ya özgü yöresel kıyafetlerin ve geleneksel el sanatlarının üretiminin yapılarak sergilendiği bir çarşı haline getirilmiştir.
ALTINTAŞ ÇAKIRSAZ HANI
Altıntaş ilçesi Çakırsaz Köyündedir. Selçuklu dönemi yapısı olan Han, Germiyan Beyliği ve Osmanlı döneminde de kullanılmıştır. Hana, doğu cephesinden eyvanlı yuvarlak kemerli bir kapıdan girilir. Kapının alınlığında, altıgen taşların arasında üçgen tuğla parçalarının oluşturduğu petek bezeme görülür. Hanın girişi kesme taş ve aralarında üçer sıra tuğla, diğer kısımlarda moloz taşların harçla tutturulmasıyla örülmüştür. Han tonoz örtülü üç sahanlı kapalı hanlar grubuna girer.
Sahanları birbirinden ayıran kemerler tuğla ile, kemer ayakları mermer malzeme ve kesme taş ile örülmüştür.
Han, Vakıflar Genel Müdürlüğünce restore edilerek 2008 yılında hizmete açılmıştır.
Mağara Turizmi
Kütahya' ya 55 km. uzaklıkta, Ovacık Köyünün İnlice Mahallesi' nde geniş bir alanı kaplayan Frigya Vadisinde sığınma ve barınma amaçlı yüzlerce mağara, kayalara elle oyulmuş kaya mezarları, kiliseler, kaleler yer alır. Doğal kaya dokusu, peri bacaları, yüzey suları ve çam ormanlarıyla kaplı görsel zenginlikteki tarihi doğal park olan bu vadi, Fındıkkale, İnli Şapeli, Yenibosna Peribacaları, Ahmetoğlu, Saklıkent, Doğuluşah, ve Sökmen açık kült alanları, Damlalıkaraağaç mağaraları görülmeye değer merkezlerdir.
Çeşmeler
ÇEŞMELER
Kütahya sokakları, her köşe başında bir çeşmeyle selamlar ziyaretçilerini. Kent, yayla yükseltili bir zemine ve zengin bir orman varlığına sahip olduğundan yüzey suları boldur. Kütahya mimarisinde Selçuklulardan bu yana görülen çini bezemeler, çeşmelerdeki süslemelere de yansımıştır.
Zafer Meydanındaki Hürriyet Çeşmesi mermerden yapılmıştır. Üç bölümlü alınlığın ortasında tuğralı saltanat arması, iki yanda ve yalak ortasında beş kollu yıldız kabartmaları yer almıştır. İki satır kitabeyle sonuçlanan alınlık altında derin ve kilitli yuvarlak bir kemer bulunur.
Salihler çeşmesi, bordürlü geçmelerle oluşturulan kuşaklar ve Selçuklu yıldız geçme panolarla süslüdür. Alınlığı motiflerle bezeli çeşmenin kitabesi hüsnü hat çinilerle kaplanmıştır.
Ulucami Sakahanesi, Tellal Çeşmesi, Çinili Çeşme, Hürriyet Çeşmesi v.b gibi çeşmeler yıllardır akar durur Kütahya’da. Kütahya’nın pınarları türkülere de konu olmuştur.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder